Gittin. Bekledigimden dusundugumden daha kolay oldu gidisini kabullenmek. Her kose basinda olmadigini bilmek. Zor alisirim sanardim ama ben zaten bilmem kac yilimi seni gormemeye calisarak gecirmisim. Gormeyi isteyipte yasak oldugunu hatirlaya hatirlaya ogretmisim kendime alismayi. Her bakisinda, her bana dalisinda kendimi huzurlu hissetmek hem cok yabanci hem de cok uzak simdi. Ama istemez miydim son bir kez sarilip veda etmeyi? Kokunu icime cekmeyi, hayatim boyunca belki hic gormeyecegime bile bile sarilmayi istemez miydim? Cok zor olurdu. Belkide dayanilmaz olurdu. Ama biterdi. Eminim ki yasananlari bir tarafa birakirdik ve hayatim boyunca bir daha gormemeyi dileyebilirdim. Keske silebilsem her aniyi zihnimden. Hatirlamak degil de, unutmak mumkun olsa. En ufak ayrintida onlarca sey gelmese aklima. Hayatimin en guzel gunleriyle, en kotu gunlerini telafi edebilsem. Sevebilsem yine. Gercekten sevebilsem yani. Baglilik alismislik nefret kin pismanlik olmadan. Nefret etmek yipratiyor insani. Nefret etmek insanlarin geri kalanini sevebilme ihtimalini azaltiyor. Beyninin en ücra ama en keskin yerinde bir otobana yerlesiyor nefret. Butun anilar ustunden geciyor. Bu yuzden zamanla nefret etmeyi birakmak gerekiyor. Yeniden sevebilmek gerekiyor. Belki affetmek degil ama, sindirmek gerekiyor. Elden gelen bir sey olmadigini ve bu saatten sonra firtina kopsada yaprak oynatmayacagini kavramak gerekiyor. Neyse, mutlu ol kahramanim. Ama beni hic unutma. Her kiza sarildiginda ben geleyim aklina belki kokumu unutmussundur bir yerlerde duyunca gelir burnuna hatirlarsin. Kader hep bizden yana. Unutturmaz beni sana biliyorum. Sanirim benim unutmami beklemekte sacma. Hoscakal.
22 Eylül 2013 Pazar
21 Eylül 2013 Cumartesi
Vazgectim
Her Sezen sarkisiyla uymak zorunda miydin sevgilim? Her Sezen sarkisinda hatirlatmak zorunda miydin kendini?
Ben ki senden once sarkilara anlam yuklemeden dinleyen insan, sen ki bu sarkilarin bana hatirlatacagini aklimin ucundan bile geciremedigim adam. Ve oyle bir ruh hali ki hala kabullenemeyen, hala kendine yediremeyen. Hala ayriligi kendine yakistiramayan, hala ayrilik kelimesini bize yakistiramayan. Hala aklindan seninle ilgili seyleri atamayan, hala atmak istemeyen. Ve o kadar aci ki; sesini unutmayi bile kabullenemedigin insanin, burnunda hala kokusu tuten insanin, hala ellerini vucudunda hissettigin insanin su an bi baskasinin olabilicegini dusunmek. Ve asil aci olan; sana dair ne varsa hic birinin onun icin ozel olmadigini bilmek. Sana yazdigi sana soyledigi cumleleri harfiyen baskalarina da soyleyecegini hatta soyledigini bilmek. Sana seslendigi gibi baskasina da seslenecegini bilmek. En agiri da su ki seni de baskalarini unuttugu gibi unutacagini bilmek, belki de coktan unuttugunu. Ama her seye ragmen denklemin esitliginin karsi tarafinda bi eleman daha var, zaman. Zaman o kadar ilginc ki, zaman o kadar tutarsiz. Zaman senden benden tutarsiz. Zaman kullanmayi bilene, aciyi gecirmede bire bir. Ama sen buna da izin vermedin, gecmesine izin vermedin, unutmama, iyilesmeme izin vermedin. Vazgecemedim senden, vazgeciremedim kendimi. Dusunmedigine, umursamadigina adim kadar emindim, adim kadar eminim. Ama bi hareketine bakti ben yine adimi unuttum. Beni dusunuyo dedim, beni seviyo, beni umursuyo, o kadar kolay degildi unutmak biliyodum. Neden kendini kandirirsin dimi? Neden kendi yalanina inanmaya yatkin bu kadar beyin? Ama ben sunu anladim ki senin hayatimdan cikmakta gozun yok, bu ne umursadigin icin ne sevdigin ne deger verdigin icin. Bu, sen oldugun icin. Bu, benim bu halde olmam hosuna gittigi icin. Ama ben de eminim ki artik hayatimdan cikmani istemiyorum, nerde olursan ne sifatla olursan ol hayatimda ol. Ama bil ki ben vazgectim artik, benim artik kendime saygim kalmadi cunku. Insan kendine defalarca verdigi sozu tutamaz mi? Tutamiyomus. O yuzden ben soz vermiyorum artik, sana dair hic bi konuda boyumu asicak sozler vermiyorum, sen olunca kendimi
unutuyorum cunku. Nasil celiski dimi? Ama Sezen bile celismis kendiyle, daha dogrusu hisleriyle. "Ah bu koku, bu ten, bu dokunus; ah bu delilik sarsar bedenimi" demis kalbi benim kalbim gibi. Ama sonra kalbi yuzunden cok yorulmus beynine gelmis sarki sozlerini tamamlama sirasi, beyni de benim beynim gibi demis ki: "Vazgectim gozlerinden, vazgectim sozlerinden"..
00.23 *firstlady
28 Ağustos 2013 Çarşamba
Şerefine, sevgilim!
Ruhumun derinliklerinde olan adam diye basliyordu okudugum bir yazi, ben de sana yazdigim yazilardan biri olacak bu yaziya soyle baslamak istiyorum;
Ruhumun derinliklerine, beynimin hatirlama islevi goren en kucuk kivrimlarina bile sizmis olan adam. Hayatimin aslinda bu kadar disinda oldugu halde hala bu kadar icinde oldugunu hissettigim adam. Kimi zaman adam kelimesinin a'sini yakistiramadigim, kimi zaman tanidigim adam kelimesine en yakisir adam oldugunu dusundugum adam. Gecmisime dair tek bildigim adam. Ve buna ragmen gecmisimi unutmayi goze alarak, gecmisimi hice sayarak unutmayi delicesine istedigim ama olur ya unuturum diye de delicesine korktugun adam. En cok ugruna agladigim icin kendimden nefret ettigim, ama ugruna aglamanin bile anlamli oldugunu dusundugum adam. Beni en cok sevindiren ayni zamanda en cok uzen adam. Beni en cok seven ayni zamanda en az dusunen adam. Hayatima anlam katan ayni zamanda hayatimdan hayat calan adam. Sana yazmayali cok olmus daha dogrusu senin icin yazmayali cok olmus. Hislerim daha akli basinda, beynim daha az dusunuyor seni. Biraz buyudum, biraz daha olgunlastim. Biraz daha senden uzaklastim, boylesi saglikli oldu. Ama ozledim seni. Kokunu, sesini, muhabbetini, sarilmani. Mutlu oldugunu biliyorum, deli gibi uzulmeni istedigim zamanlardan sonra bile bunu bilmek beni de mutlu ediyor. Baskalariyla gorsem, baskalarinin bilsem de seni rahatsiz olamiyorum sanirim artik. Hatta bizi dusununce bile o kadar uzak geliyor ki o zamanlar. Ama hala icimden biriyle beraber oldugum zaman karsina gecip sadece guluslerimle sana "Serefine, sevgilim!" demek geliyor. Ben senin o guluslerini cok goruyorum, gordum cunku. Hatta o kadar cok guldun ki sevgilim, bunun serefine kadeh kaldiramayacak kadar sarhos olmusuz coktan.
29.08.2013 *02.42
*firstlady
14 Ağustos 2013 Çarşamba
14.08
sana her baktığında gözlerinin içi gülen insan nasıl defalarca aynı şeyi yaşatır? her fırsatta sana ihtiyacı olduğunu hissettiren adam nasıl bir anda arkasını dönüp senin gitmeni bekleyebilir? bir insan nasıl yıllardır kendinden emin olamaz? bunca yaşanmışlığa, kopamamışlığa rağmen nasıl olur da her şeyi hiçe sayıp hata olarak bile görmediği hataları yapabilir? öperken kendinden geçtiğin kollarında annende babanda bulduğun huzuru bulduğun adam, nasıl bu kadar bekletip avcunu yalatabilir sana? ya nasıl özlem bu, hangi özlem? nasıl yalan bu, nasıl inanmışlık, nasıl yara bu Allahım? ne zaman geçer, daha ne kadar kaşınır? kaç gece, kaç kitap, kaç sayfa lazım? peki sen nasıl buna tekrar ve tekrar izin verdin? nasıl ağladın o kadar gece? neden bunu kendine yaşattın? dur diyebilirdin, demedin neden? güvenmedin ama dinledin, inanmadın ama duydun neden ya? kulak tıkanmaz mıydı, affetmek için çok geç denmez miydi? işte tüm bunlara cevap bulduğum gün her şey daha huzurlu olucak. belki zaman lazım, belki çok fazla zaman lazım.
11 Ağustos 2013 Pazar
00:52
Merhaba sevgilim, aslında bu yazıları sana yazıyormuş gibi yazmaktan sıkıldım.Aslında içimden ne adını anmak geliyor ne varlığını hatırlamak. İnsan neden istesin en mutlu anlarında, en mutlu anılarında yanında olan kişiyi unutmayı, düşündürücü değil mi? Sana dair iyi şeyleri hatırlamamayı o kadar istiyorum ki. Ve beni düşürdüğün şu durumu kimse anlayamayacak biliyor musun? En yakınım dahi olsa böyle bir şeyi yaşamayan biri olduğu sürece anlayamayacak. Artık ne bulunduğum konumdan ne yaşadığım hayattan ne hislerimden hiçbir şeyden memnun değilim. Bunun sebebi tabi ki sen değilsin.Bunun sebebi tamamen benim. Sana hala yazıyorum, hala en ufak bir işaretinde "Benim onu unutmamamı istiyor o yüzen yaptı bunu." diyorum. Ne saçmalıyorum? Sana dair hissettiğimin zerresinden haberin yok. Bu sevgi değil, bu aşk değil. Bu kıskançlık hiç değil. Bu kendine yakıştıramama, bu gururuna yedirememe, bu hayatımın en güzel günleri olabileceği yerde bunları düşünüp kendi kendini yediğimi bildiğim için duyduğum pişmanlık. Bu duyguların hiçbirine bile değmezsin biliyorum. Daha uzun süre benimle olsan, daha uzun süre benim olmuş olsan sona geldiğimizde daha çok canım yanacaktı biliyorum, sana dair her arkadaşım her dediği kelimede harfiyen haklıymış biliyorum, bunların hiçbirine değmezsin biliyorum.En acısı beni hiçbir zaman sevmedin, hiçbir zaman senin için farklı olmadım ve her söylediğin kelime düşüncelerine hislerine çok uzaktı bunu da biliyorum. Ama en azından bunları görmememi sağlasaydın, en azından bunları yaşamamamı sağlayacak kadar düşünceli olabilseydin.En azından şöyle günlerimi böyle zırvalarla harcamamın sebebi sen olmasaydın. Sen özeldin, sen farklıydın. Belki anlamıyorsun ama sen ilkimdin. Ben sana bu konuda asla yalan söylemedim. Yalan söylenmesini de asla hak etmedim en azından bu konuda rahat içim. Ama diyorum ya keşke nefretinden sevgisine tut bütün bu hislerimi hak edebilecek kadar benim olabilseydin.
12.08.2013 *firstlady
12.08.2013 *firstlady
6 Ağustos 2013 Salı
Sana karsi neden boyleyim hala bilmiyorum. Hayatimda daha kotusunu yasayamicagim olaylar yasiyorum, hayatimda daha kotu olamicagim bi ruh halindeyim. Seninle olan, seninle yasananlara ragmen, senin bana karsi olan haline tavrina ragmen ben neden boyleyim bilmiyorum. Neden sana sarilip uyursam hersey gecer gibi hissediyorum bilmiyorum, neden hala bazen bana sarilmana ihtiyac duyuyorum bilmiyorum. Ben bunlari yazinca seni hala unutamadigimi dusunuyosun, ben olsam ben de aksini dusunemezdim, haklisin. Ama unutmak degil, ihtiyac olmus gibi anliyo musun, aliskanlik gibi. Alisilicak bi sure miydi birlikteligimiz? Hayir. Baskasina alisamicak miyim peki? Alisicam, senden cok daha fazla sevicegim bi insan olucak belki bi kac insan olucak, ama benim sanssizligim su o kadar kotu seyler oldu ki daha kotusu olamaz derken buyuk konustugumu gordum. Umrunda oldugunu savunma, her sabah aklina gelmedigimi de biliyorum. Ben sadece seni gordugum zaman daha kotu hissetmek istemiyorum, bu sene gitmen icin o kadar dua etmistim ki o da olmadi. Umrunda oldugumu bilmek bi gidim iyi hissettirdi, o kadar severek yazdigim deftere dair bi yorum yapman iyi hissettirirdi. Seni yargilamiyorum, yanlis anlicaksin yine cunku beni tanimiyosun biliyorum. Adini bile gormek istemememin gerekli sebepleri var, icimden gecenler bunlar yazmak istedim.
06.07.2013 21.30* *firstlady
06.07.2013 21.30* *firstlady
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Merhaba,
Bugun bana cok uzaksin, bugun benim gozumde kendine cok uzaksin. Bugun sana yakistirdigim butun sifatlari, sana dair kurdugum butun hayalleri kaybettin. Farkinda degilsin, hala umrunda degil. Bugun o kadar kotu bi gun ki benim icin bir ay gecse ustunden unutamicam. Ve sen bunu bildigin halde benimle degilsin bugun. En kotu zamaninda hep yaninda olmaya calisan bendim, ben kendimi oyle gordum en azindan. Belki en kotu zamanlarini ben yasattim ama hic bir zaman bilerek isteyerek degil. Sana karsi en buyuk hatam aramizdaki hersey bitmisken dahi seni yargilamakti. Kendime hakim olmayi cok denedim, yemin ederim cok ugrastim. Sana mesaj atmicagima dair Allah'a yemin ettim. Yine attim. Belki bu yuzden yasadim bunlari bugun. Konusmalarimizin birinde bana "belli ki benim icin yeterince sure gecmis, belli ki ben atlatmisim seni" dedin. 6 ay boyunca kurdugun o cumleleri nasil bir cumleyle yikabilirdin dimi? Ben de tahmin etmezdim ama yikiliyomus. Ben acikcasi bilmiyodum seni bu kadar sevdigimi, ben tahmin edemezdim ayrilinda boyle hissedicegimi. Sana kotu oldugumu soyledikten 15 dakika sonra bazi seyler gordum ki anladim moralinin gayet yerinde oldugunu. Ben hala anlam veremedim, nasil rol yaptin sen benimleyken? Nasil ilk askimsin dedin? Ilkler uzerinde hep israrciydim bilirsin, en cok ilkin olmamak uzuyodu beni. Ayrildigimiz gun bile ilk askim olucaksin hep dedin, insan nasil ilk kez asik oldugu insani 1 ayda hatta daha kisa surede unutur? Sana da soyledim ben hic bi zaman anlam veredim yaptiklarina, dun seni sevdigimi soyledim sen de seviyomussun oyle dedin, sadece sunu bil ki seni seviyorum demek karsidaki dedi diye soylenecek bisey degil, agizda lacka olucak bisey degil. Baska birine soylediginde aklina sevdigin kisi gelir, oyle bisey bu. Sonuc olarak, ben senden yanimda olmani beklerdim. Neden hala bekliyorum dimi? Kendim de soyledim sana bunu 1 hafta once:"senden bisey beklenmez bunu bana cok iyi ogrettin'' diyen ben degil miydim? Yine ben yanlis yapiyorum iste yine hata bende.
02.07.2013 *firstlady
1 Ağustos 2013 Perşembe
01.08
Her şey bitti. Uzun, gereğinden uzun sürmüş bir dönem bitti.
Yitirilmiş yıllar, umutlar, insanlar var aramızda. O kadar çok şey
yitirdik ki yeniden başlamak için pek az gerekçe kaldı
elimde. Bir yerinden tutup, düzeltmek geliyor içimden ama ne tutulacak tarafı ne de gücüm var. Artık sahip olduğum tek şey anılarım. Bana yaptıkları için onları
severken, bir yandan da nefret ediyorum. Onları seviyorum çünkü içlerinde
kaybolduğumda kalbimdeki inanılmaz sızı diniyor. Nefret ediyorum çünkü her seferinde içimde ki özlem daha dayanılmaz bir hale geliyor. Düşünmeyi bıraktığımda da her şeyi en baştan kaybetmem gerekiyor. Sana dokunmaya alışmışken senden uzak durmak çok zor derdin. Bir daha benimle gülmemeyi, hayal kurmamayı, bir daha hiç bana
dokunamamayı konuşmamayı sevmemeyi çoktan seçmişsin şimdi. İki yabancı gibi
kalakaldık yine.
27 Temmuz 2013 Cumartesi
04.10*
Saat su an tam 3.45, ben su an tam seni dusunuyorum. Nasil uyudugunu biliyorum daha once yanindayken gordum, sana sarilarak yatmak guzeldi. O gun hastaydin, yaninda olmak icin gelmistim, sarilip yatmak icin. Sarildigimda hissettiklerim oyle farkliydi ki, kokun sana ozeldi senden sonra oylesini hic duymadim. Belime cok guzel sarilirdin, daha cikmiyoken bile farkindaydin hosuma gittiginin. Simdi dusununce uzak gibi o anilar, uzak demiyim de mazi gibi biraz. Ustunden cok gecmemis olmasina ragmen hala cok taze oldugunu bilmeme ragmen bi daha olmicagini bildigim icin mazi diyorum. Ama o kadar zor ki sensizlik, su zamana kadar sana karsi kendimi hice saydim, ne gururu dusundum ne biseyi. Su an sana karsi gucluyum belki ama ben sana cok alismisim. Cok zorlaniyorum cok aci cekiyorum. Saniye saniye aklimdasin, gecmiyo bu gecicek biseymis gibi de gelmiyo bundan korkuyorum. O kadar hareketine o kadar hakaretine o davranislarina karsi ben nasil nefret edemiyorum senden, nasil cikaramiyorum aklimdan. Nasil sevgisine inanmadigim, her lafi yalan bi adama boyle bagliyim? Nasil ayriligimizdan sonraki gunde beni tamamen aklindan cikardigina emin oldugum birini ozluyorum? Neden unutmaya calismiyorum, neden hala umudum var icimde sana karsi? Neden hala kontrol ediyorum yaptiklarini, neden sadece senin yaptiklarini kontrol etmeyip eski sevgililerinin sayfalarina da bakiyorum ayriligimizdan zevk almislar mi sana dair bisey yazmislar mi diye? Benim olman fikrine o kadar alismisim ki istesem de baskasinin olarak goremiyorum seni. Hala en son ne zaman internettesin diye baktigimda beni de kontrol etmis midir diyorum. Niye diyorum, emin ol bilmiyorum. Ama sunu cok iyi biliyorum ki sen bu sene yanimda olsan ben baska hic bisey istemezdim. Seni kaybedince cok sey kaybettim. Ama emin ol sen de cok sey kaybettin, benim tanidigim kadar kimse taniyamaz seni. Sevemez demiyorum bak, mutlaka severler. Ama benim kadar taniyip, en ufak ozelligini bilip kucucuk bi lafinda bile ne demek istedigini anlayip sevemezler. Bunun gecirdigimiz sureyle bi alakasi yok emin ol, sordugum sorulari hatirlarsin. Itiraf gecesi yaptigimiz zamanlari, bak aslinda hep ben getirmisim bizi bu duruma. Belki uzuldugum sey seni en iyi benim tanimam degil, beni senden cok kimsenin taniyamayacak olmasi. Cunku senden ogrendim bunu ben bir daha kendimi bu kadar acmam birine karsi. Herkes ilkini uzucu yasadi cevremde, o kadar dua ettim ki kotu bitmesin diye, o kadar dua ettim ki Allah mutlulugumuzu bozmasin diye. Herseyin bi nedeni var, olan hersey Allah'tan biliyorum, ama bunun hayri neresinde? Dusunuyorum, "Sonradan daha cok uzulucektim belki, daha buyuk yikimlar yasatacakti. Hayirlisi buymus." diyorum. Ama daha nasil bi yikim yasatirdin onu da bilmiyorum. Sunu yazarken bile saniyesinde degisiyo duygularim, baslarken seni seviyorum bitirmeye yakin nefret ediyorum. Nasil yaptin bir haftada o deli dolu askini nasil yitirdin? Ben sana hic bi zaman sana deliler gibi asigim demedim, degildim cunku su an da degilim. O yuzden su anda gecmiyo belki, belki sevgi asktan daha kalici, daha yikici. Cunku sen mutlusun su an eminim, iki hafta boyunca cok daha mutlu olucaksin. Ben de artik unutmaya calismicam zorlamicam kendimi, sadece biraktim. Gelecek sey yine Allah'tan, sadece kendime bi gidim fazla olsun sabir diliyorum
27.07.2013 04.10* *firstlady
3 Temmuz 2013 Çarşamba
Aynı Son
Bunca zaman boyunca hep sevdiğimi düşündüm ve az da olsa
sevildiğimi. Sevgimi saygımı hiçbir zaman nefretimle bastıramadım. Ama çok
istedim nefret etmek bağırmak çağırmak çok istedim. Ne kinler geçti kalbimden
ne hırs dolu intikam dolu hayaller kurdum beynimde. Ne yazık ki hiç birinin
arkasında duramadım. Her özürden sonra biraz daha korkaklıkla sevgimin
alışmışlığın yanına sığındım. Hep güçlü görünmeye çabaladım. Bunları bilse daha
çok üzülürüm diye düşündüm. Hep takdir edildim bu yüzden. Herkes zamanla daha
güçlendiğimi sandı. Ama içimdeki burukluk zamanla geçmeyi bırak yerine daha da
bağlandı. Yine de bozmadım, nasıl başladıysam öyle bitirmek, ne zamana ne de
ona yenilmemeyi istedim. Tanrı’dan en çok güç diledim. Sanırım kabul etti.
Eskisi kadar kırılgan olmuyor insan bir şeyler öğrenince. İsyan etmesem de hak
edip hak etmediğimi sordum günlerce, gecelerce. Bir ses gelse bir ışık yansa
biliyorum bitecek ne sorum kalacak ne kabullenemeyişim. Ama tık çıkmadı hiçbir
zaman. Çok istedim aynısını yapmayı. Ama yukardan izin çıkmadı. İstemedi
sanırım kötü biri olmamı. Ya da hep hayırlısı olsun dedim ondan belki.
Bizimkinin hiç hayırlı bir tarafı yokmuş meğer. Kabullenemedim, bu kadarı olmaz dedim. Kimse bu kadarını hak
etmez. Üstüne de suçlu gösterilince bir anlık duraksadım. Kendimden şüphe
ettim. Sevgimden saygımdan değerimden hırsımdan nefretimden şüphe ettim. Ben
miyim dedim, ben mi kurdum hepsini. Ama
sonra anladım. Haklı olmama dayanamadın. Beni tekrar ve tekrar kaybetmeye
dayanamadın. Bu sefer duymaz görmez bilmez sandın. Ama gittim işte. Ne geçti
eline, neden bizi bu kadar sürükledin çok merak ediyorum. Çok acıyorum yazık
etik her şeye. Yaşanmışlığa, saygımıza, yıllarımıza. Hiçbir zaman kötü bir adam
olduğunu düşünmedim iyi bir kalbin var. Değer verdin sevdin kıskandın korudun
biliyorum ama bu belirsizlik, belirsizliğin boğdu beni. Korkaklığına
dayanamadım. Değmedin dedim sana ama her anına mutlu olduğum her ana değdi
belki. Bir yerde okumuştum, 3 gün için bile 9 ay acı çekmeye değerdi. Kim
görmüştü ki 3 mutlu günü hayatta? Yine
ben gittim ama yine ben bittim. Yine milyonlarca soru işareti var kafamda.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)