27 Temmuz 2013 Cumartesi

04.10*

Saat su an tam 3.45, ben su an tam seni dusunuyorum. Nasil uyudugunu biliyorum daha once yanindayken gordum, sana sarilarak yatmak guzeldi. O gun hastaydin, yaninda olmak icin gelmistim, sarilip yatmak icin. Sarildigimda hissettiklerim oyle farkliydi ki, kokun sana ozeldi senden sonra oylesini hic duymadim. Belime cok guzel sarilirdin, daha cikmiyoken bile farkindaydin hosuma gittiginin. Simdi dusununce uzak gibi o anilar, uzak demiyim de mazi gibi biraz. Ustunden cok gecmemis olmasina ragmen hala cok taze oldugunu bilmeme ragmen bi daha olmicagini bildigim icin mazi diyorum. Ama o kadar zor ki sensizlik, su zamana kadar sana karsi kendimi hice saydim, ne gururu dusundum ne biseyi. Su an sana karsi gucluyum belki ama ben sana cok alismisim. Cok zorlaniyorum cok aci cekiyorum. Saniye saniye aklimdasin, gecmiyo bu gecicek biseymis gibi de gelmiyo bundan korkuyorum. O kadar hareketine o kadar hakaretine o davranislarina karsi ben nasil nefret edemiyorum senden, nasil cikaramiyorum aklimdan. Nasil sevgisine inanmadigim, her lafi yalan bi adama boyle bagliyim? Nasil ayriligimizdan sonraki gunde beni tamamen aklindan cikardigina emin oldugum birini ozluyorum? Neden unutmaya calismiyorum, neden hala umudum var icimde sana karsi? Neden hala kontrol ediyorum yaptiklarini, neden sadece senin yaptiklarini kontrol etmeyip eski sevgililerinin sayfalarina da bakiyorum ayriligimizdan zevk almislar mi sana dair bisey yazmislar mi diye? Benim olman fikrine o kadar alismisim ki istesem de baskasinin olarak goremiyorum seni. Hala en son ne zaman internettesin diye baktigimda beni de kontrol etmis midir diyorum. Niye diyorum, emin ol bilmiyorum. Ama sunu cok iyi biliyorum ki sen bu sene yanimda olsan ben baska hic bisey istemezdim. Seni kaybedince cok sey kaybettim. Ama emin ol sen de cok sey kaybettin, benim tanidigim kadar kimse taniyamaz seni. Sevemez demiyorum bak, mutlaka severler. Ama benim kadar taniyip, en ufak ozelligini bilip kucucuk bi lafinda bile ne demek istedigini anlayip sevemezler. Bunun gecirdigimiz sureyle bi alakasi yok emin ol, sordugum sorulari hatirlarsin. Itiraf gecesi yaptigimiz zamanlari, bak aslinda hep ben getirmisim bizi bu duruma. Belki uzuldugum sey seni en iyi benim tanimam degil, beni senden cok kimsenin taniyamayacak olmasi. Cunku senden ogrendim bunu ben bir daha kendimi bu kadar acmam birine karsi. Herkes ilkini uzucu yasadi cevremde, o kadar dua ettim ki kotu bitmesin diye, o kadar dua ettim ki Allah mutlulugumuzu bozmasin diye. Herseyin bi nedeni var, olan hersey Allah'tan biliyorum, ama bunun hayri neresinde? Dusunuyorum, "Sonradan daha cok uzulucektim belki, daha buyuk yikimlar yasatacakti. Hayirlisi buymus." diyorum. Ama daha nasil bi yikim yasatirdin onu da bilmiyorum. Sunu yazarken bile saniyesinde degisiyo duygularim, baslarken seni seviyorum bitirmeye yakin nefret ediyorum. Nasil yaptin bir haftada o deli dolu askini nasil yitirdin? Ben sana hic bi zaman sana deliler gibi asigim demedim, degildim cunku su an da degilim. O yuzden su anda gecmiyo belki, belki sevgi asktan daha kalici, daha yikici. Cunku sen mutlusun su an eminim, iki hafta boyunca cok daha mutlu olucaksin. Ben de artik unutmaya calismicam zorlamicam kendimi, sadece biraktim. Gelecek sey yine Allah'tan, sadece kendime bi gidim fazla olsun sabir diliyorum

            27.07.2013        04.10*       *firstlady
                                 

3 Temmuz 2013 Çarşamba

Aynı Son



Bunca zaman boyunca hep sevdiğimi düşündüm ve az da olsa sevildiğimi. Sevgimi saygımı hiçbir zaman nefretimle bastıramadım. Ama çok istedim nefret etmek bağırmak çağırmak çok istedim. Ne kinler geçti kalbimden ne hırs dolu intikam dolu hayaller kurdum beynimde. Ne yazık ki hiç birinin arkasında duramadım. Her özürden sonra biraz daha korkaklıkla sevgimin alışmışlığın yanına sığındım. Hep güçlü görünmeye çabaladım. Bunları bilse daha çok üzülürüm diye düşündüm. Hep takdir edildim bu yüzden. Herkes zamanla daha güçlendiğimi sandı. Ama içimdeki burukluk zamanla geçmeyi bırak yerine daha da bağlandı. Yine de bozmadım, nasıl başladıysam öyle bitirmek, ne zamana ne de ona yenilmemeyi istedim. Tanrı’dan en çok güç diledim. Sanırım kabul etti. Eskisi kadar kırılgan olmuyor insan bir şeyler öğrenince. İsyan etmesem de hak edip hak etmediğimi sordum günlerce, gecelerce. Bir ses gelse bir ışık yansa biliyorum bitecek ne sorum kalacak ne kabullenemeyişim. Ama tık çıkmadı hiçbir zaman. Çok istedim aynısını yapmayı. Ama yukardan izin çıkmadı. İstemedi sanırım kötü biri olmamı. Ya da hep hayırlısı olsun dedim ondan belki. Bizimkinin hiç hayırlı bir tarafı yokmuş meğer. Kabullenemedim,  bu kadarı olmaz dedim. Kimse bu kadarını hak etmez. Üstüne de suçlu gösterilince bir anlık duraksadım. Kendimden şüphe ettim. Sevgimden saygımdan değerimden hırsımdan nefretimden şüphe ettim. Ben miyim dedim, ben mi kurdum hepsini.  Ama sonra anladım. Haklı olmama dayanamadın. Beni tekrar ve tekrar kaybetmeye dayanamadın. Bu sefer duymaz görmez bilmez sandın. Ama gittim işte. Ne geçti eline, neden bizi bu kadar sürükledin çok merak ediyorum. Çok acıyorum yazık etik her şeye. Yaşanmışlığa, saygımıza, yıllarımıza. Hiçbir zaman kötü bir adam olduğunu düşünmedim iyi bir kalbin var. Değer verdin sevdin kıskandın korudun biliyorum ama bu belirsizlik, belirsizliğin boğdu beni. Korkaklığına dayanamadım. Değmedin dedim sana ama her anına mutlu olduğum her ana değdi belki. Bir yerde okumuştum, 3 gün için bile 9 ay acı çekmeye değerdi. Kim görmüştü ki 3 mutlu günü hayatta?  Yine ben gittim ama yine ben bittim. Yine milyonlarca soru işareti var kafamda.