Ruhumun derinliklerine, beynimin hatirlama islevi goren en kucuk kivrimlarina bile sizmis olan adam. Hayatimin aslinda bu kadar disinda oldugu halde hala bu kadar icinde oldugunu hissettigim adam. Kimi zaman adam kelimesinin a'sini yakistiramadigim, kimi zaman tanidigim adam kelimesine en yakisir adam oldugunu dusundugum adam. Gecmisime dair tek bildigim adam. Ve buna ragmen gecmisimi unutmayi goze alarak, gecmisimi hice sayarak unutmayi delicesine istedigim ama olur ya unuturum diye de delicesine korktugun adam. En cok ugruna agladigim icin kendimden nefret ettigim, ama ugruna aglamanin bile anlamli oldugunu dusundugum adam. Beni en cok sevindiren ayni zamanda en cok uzen adam. Beni en cok seven ayni zamanda en az dusunen adam. Hayatima anlam katan ayni zamanda hayatimdan hayat calan adam. Sana yazmayali cok olmus daha dogrusu senin icin yazmayali cok olmus. Hislerim daha akli basinda, beynim daha az dusunuyor seni. Biraz buyudum, biraz daha olgunlastim. Biraz daha senden uzaklastim, boylesi saglikli oldu. Ama ozledim seni. Kokunu, sesini, muhabbetini, sarilmani. Mutlu oldugunu biliyorum, deli gibi uzulmeni istedigim zamanlardan sonra bile bunu bilmek beni de mutlu ediyor. Baskalariyla gorsem, baskalarinin bilsem de seni rahatsiz olamiyorum sanirim artik. Hatta bizi dusununce bile o kadar uzak geliyor ki o zamanlar. Ama hala icimden biriyle beraber oldugum zaman karsina gecip sadece guluslerimle sana "Serefine, sevgilim!" demek geliyor. Ben senin o guluslerini cok goruyorum, gordum cunku. Hatta o kadar cok guldun ki sevgilim, bunun serefine kadeh kaldiramayacak kadar sarhos olmusuz coktan.
29.08.2013 *02.42
*firstlady